Jump to content
Masatenisi.org Forum

Saadettin

Üyeler
  • İçerik sayısı

    1548
  • Kayıt Tarihi

  • Son ziyaret

  • Kazandığı gün sayısı

    57

Saadettin kullanıcısının tüm içeriği

  1. Çok fark var ama bu Special Soft lastik lehine bir fark var. Aslında senin rahat edebileceğin bir lastik Ahmetcim. Ama o kadar uğraşıp tekrar Sriver FX lastiğe döndüğün için kafanı karıştırmamak için önermemiştim ama mademki Drive lastiği beğendin (1 aydır denediğine göre) o zaman Tackifire Special Soft lastiği daha çok beğeneceğini ve sana uyacağını düşünüyorum. İstersen bendekilerden birini yollarım denersin, beğenirsende sıfırını alırsın.
  2. Evet Turushan Kurumlar Ligi de var ve her sene şirket çalışanlarının (belirli bir kural yönetmeliği var) kendi illerindeki yaptıkları maçlara göre dereceye girip bölgelerin güç dengesine göre ayrılan kontenjandan Türkiye Şampiyonasınada iştirak edebiliyorlar. Bu kimi illerde 10 takımdan fazla (İstanbul gibi) olabildiği gibi kimi illerde de 1 takımla sınırlı kalıyor. Yani oyuncu kalitesi bunda etken rol oynuyor. Bursa'da olan arkadaşlar isterlerse Haziran ayında yapılacak maçlarda benimle tanışabilirler. Ve sanırım sitemizden de başka gelecekler olacaktır. Oraya gelenlerle tanışmaktan ve sohbet etmekten büyük keyif alacağımı şimdiden hatırlatayım. Ayrıca bu tanışma faslını ıskalayanlarla umarım Ankara'daki forum buluşmasında görüşürüz. Mehmet Abi sen geliyor musun?
  3. Başta da dediğim gibi niyet önemli. Eğer işin içine hile girecekse buna engel olmamız zor görünüyor. Birde sitemizin ticarethane haline getirilmemesi gerekir, bunuda kısıtlamakta fayda var... Az biraz beni tanıyanlar bilir ki, elimde sayısını bile bilmediğim kadar malzeme var ama yine de bunları siteden satmak için uğraşmıyorum. Zaten kullanmadığım şeyleri satmaktan ziyade takastan yana olduğum için benim gibi meraklı birkaç arkadaşla haberleşerek karşılıklı takas yapıyor ve merakımı+zevkimi tatmin ediyorum. Bu sayede birçok aradığım malzemeyi sitemizdeki arkadaşlardan 2. el olarak bir şekilde temin edip daha fazla para ödemeden deneme şansımın olması beni mutlu ediyor. Bir nevi hem yeni çıkanlarla ilgili merakım gidiyor hemde param cebimde kalıyor. Daha ne isteyeyim... Aklımdayken siteden benim başıma da olmadık şeyler gelmişti mesela ama hiç dile getirmemiştim. Benim takas sevdam sonucu sağolsun siteden ismi şu anda lazım olmayan bir arkadaş çöpe bile atmayacağım üstü birkaç yerinden yırtık lastikleri bana takaslık yollamıştı ve kendisine göre bunlar hala kullanılabilecek şeylerdi. Tabii kendisini uyardım ve satışlarını takibe aldım. Ayrıca bunları kimseye satmaması içinde sert bir dille ikaz ettim. (bunları amatör birine verdi mi vermedi mi bilemiyorum tabi..) En azından sitede bir daha onları satamadı... Sonuçta o kadar konuşmamıza rağmen net bir çözümde olamayacak gibi. Çünkü alacak kişinin biraz araştırmacı olması gerekiyor. Hiçbir yazılanı okumadan "haydi bana kombi düşünün" diyen ve eski yazılan yazıları hiç kontrol etmeyen, araştırmayan üyelere bir çözüm getirmek mümkün olamayacak. Zaten olmadık hazır raketlere bile dünya kadar para vermeye hazır olduklarından buradaki her kombi onlara uygun geliyor ve ne bulsalar alıyorlar (yada ben öyle düşünüyorum). Kaç kişiyi "daha amatörsün o kadar hızlı raketle ne yapacaksın?" demekten kendimi alamadığımı biliyorum. Benim gibi birçok kişininde bilinçlendirmeye çalıştığına inanıyorum ama o kadar yazmamıza rağmen yine de alıyorlarsa neyin önüne geçeceğiz?! (sadece parasal kaygımı değil, kullanım özelliğinide dile getirmek istedim bu cümlemle..) Kısacası alan arkadaş araştırıp kararını vermeli, satan arkadaşta 2. el diye olmadık hurdaya çıkmış kombileri satmamalı. Şöyle gittigidiyor gibi alışveriş sitelerindeki puan sistemi iyi olabilir diye düşünüyorum. Yada site yöneticileri arttırılıp bu tarz satışlar önce onların olurunu alıp listelenmesi sağlanabilir mi? Devamlı satış yapmak için siteye giren ve sitede bunun dışında hiçbir yorum yazmamış arkadaşlar ayıklanabilir mi? Bu çözüm olabilir mi? Yani yukarıda yazdığım gibi sitemizin kar amacıyla burada üye olarak bulunan üyelerden kurtulması sağlanabilir mi??
  4. Arkadaşlar yazılanları şimdi okudum ve okurken bile işin içinden çıkamadım. Bu iş birazda güvene dayanıyor sanırım. Çünkü özellikle lastiklerde benim 2.el dediğim lastikle başka bir arkadaşın 2.el dediği lastik arasında çok fark olabiliyor. Kullanmadığı malzemeyi satmak için satışa koyan arkadaşın satın aldığı fiyatı baz alarak, ancak satmak istediği andaki fiyatlarının ne olduğunuda araştırarak listelemesi temennimiz ama dediğim gibi iyi niyet çok önemli. "Aaa bak burada daha pahalıymış ona göre satayım" dediği anda olay değişiyor. Komisyon kuralım ve yardımcı olalım diyeceğim ama satan arkadaşın elindeki malzemenin kullanılabilirliliğini nasıl ve neye göre tespit edeceğiz. Asıl sorun yukarıdaki ilk cümlemde belirttiğim gibi fiyatından önce satılan malzemenin durumunu nasıl belirleyeceğimiz... Komisyon tarzı birşey belki sıfır ürünlerde belirleyici olabilir ama 2.elde belirlemek zor olacaktır. Nasıl yaparız yada neye göre belirleriz bilmiyorum ama sonuçta parayı veren arkadaşında biraz araştırma yapması gerekecek. Ben nasıl ki, yeni ne çıkmış ve kaça satılacak diye takip ediyorsam ve olmadık malzemeleri denemek için alıyorsam, satınalmak isteyen arkadaşında klavyede biraz parmaklarını yorarak ceplerini şişkin tutmasını becersinler diyeceğim. Yada satan arkadaşın profiline ve yazdıklarına göz atsınlar. Çünkü komisyonla bu iş çok zor olur. Tabii sattıkları malzemenin fiyatını çok uçuranlara müdahele edilebilir...
  5. eski yazılanlara göz at istersen...
  6. Biraz dinlenmek iyidir, onun için ara vermen ve biraz ayrı durman iyi olacaktır. Bir süre sonra zaten kendiliğinden istek duyarsın. Lig bitimi bende de olur...
  7. Sevgili Murti.. Zaten konuya katkıda bulunacağını düşündüğüm ilk kişiydin ve beni yanıltmadın. :gulumse: Çinlilere karşı bir ön yargım yok ama ben daha detaycı olan bir ülkeyle yani Japonlarla kıyasladığımda Çinlilerin üretimini tercih etmem diyorum. Bu kararı alırkende sadece Butterfly ürünlerinde konuşuyorum. Çünkü Li-Ning tişört ve DHS Hurricane lastik kullanan biriyim. Ama yukarıda da belirttiğim gibi hangi ülkenin Butterfly tahtası deseler çeşitli denemeler yapmış birisi olarak Japon malı derim. Çünkü bu yazıyı yazarken hayalle değil, gerçekle yazıyorum. En basit örneği Çin malı olanların tahta üstüne yapılan büyük puntolu BUTTERFLY yazısının bile suluboya gibi aktığını hemde birkaç tahtada bu duruma rastladığımı biliyorum. Dışı böyleyse içi nasıl kimbilir demekten kendimi alamıyorum. Aklımdayken Almanların arabalarını Çinde üretmesi onların işlerini çok iyi yaptıklarından değil ucuz olması sebebiyle. (aşırı büyümelerininde sebebi bu. Yani ucuzluk...yaratma gücüyle değil işçilik gücüyle tercih ediliyorlar...) Ayrıca yasaların uluslararası hükümleri var ve sadece kanuna uysun diye birkaç modülünü değişik kapmak kopya olmadığını göstermez. Nitekim BMW mahkeme kararıyla haklı bulundu ve o araçların Çin dışına satışı yasaklandı. Firma kanuni bilgilerden yararlanarak birkaç yerinde değişikliğe gidip kendi ülkesinde olur raporu aldı ama uluslararası mahkemelerde bu durum kabul görmedi. (Konuyla ilgili aklımda kalanlar bunlar.. Sadece örnekleme olsun diye vermiştim ama madem fabrika kapısından dahi çıkamaz dediniz buradadaki gazetelerde oykupda aklımda kalanları hatırlatayım dedim.. doğru yanlış böyle hatırlıyorum...) Neyse... Eğer birgün Butterfly'ın tüm tahtaları Çin'de üretilirse o zaman hangi ülkede üretileni alayım diye düşünmeden alırım ve hem böyle bir konu buraya tekrar taşınmaz hemde ben rahat ederim. Gerçi imzamda Butterfly marka tahta yazmıyor ama...:
  8. Öcü değiller ama dünya kadar para verip malzeme alıyorsam işçiliklerine de güvenmem lazım. Bu sebeple üretimde çalışan insanın mantalitesini de düşünerek alım yapıyorum. Alman arabaları neden bu kadar çok tutuluyor? Çünkü sadece demir sanayileri iyi olduğundan değil düşünce mantalitelerininde uygun olmasından kaynaklanıyor. Bu Honda yada Toyota'yı daha kötü mü yapıyor? hayır ama param varsa Alman arabası alırım. Yani kötü olduklarından değilde diğerine daha çok güvenmem sebebiyle... Düşüncem bunun gibi birşey işte... Sanırım anlaşıldı...
  9. Butterfly eskiden tüm tahtalarında yazan "Made in Japan" ibaresini uzun süreden beri birçok tahtasında kullanmıyor zaten. Bununda nedeni Çin'de üretim yaptırmaları. (Onlarda artık maliyetlerini düşünür oldular yani..) Avrupa'da üretilmiş olan bir tahtasını bilmiyorum ama Japonya'da üretilmeyen tahtalarının tamamını Çin'de üretiyorlar uzun zamandır. Ben Çin malı mı yoksa Japon malı mı sorusuna hiç düşünmeden "Japon malı" diye cevap veririm. Bunu sebebi birazda üretim yerindeki çalışanların kafa mantalitesi sebebiyle verdiğim bir karar. Açıklamak gerekirse Japonya'daki üretim atölyesinde çalışan bir işçinin düşünce mantalitesiyle Çin'de çalışan işçinin düşünce mantalitesi çok farklı olacaktır. Birinin devlet bakanları halkıma verdiğim sözü yerine getiremedim diye intihar ederken, diğerininki BMW X5'in birebir kopyasını yapıp bunu hangi ülkelere satabiliriz diye devletinden bile onay alıyor. (Hatta Japonlar bile böyle düşündükleri için artık tahtalarına seri numarası veriyorlar olabilir. : ) Olaya bu açıdan baktığımda hangi tahtanın doğru katmanlar ve doğru işlemlerden geçirilerek devşirme şekilde yapılmadığını düşündüğümde otomatikman Japon üretimine yöneliyorum. Tabii ki Çin'de üretilenler Butterfly yetkililerince belirli bir AR-GE'den geçiriliyorlardır ancak Japonlar'ın ufak hatalarda ürettikleri o tahtayı satmadıklarını, Çinlilerin ise aman boşver ara katmanda kalıyor zaten diye üretimlerine devam ettiklerini düşünüyorum. Kendi ülke üretimleri olan ve gerçekten onların fiyat anlayışına göre çok büyük fiyatlara satılan DHS Hurricane serisi lastiklerde bile hala standart ürün prosedürünü yakalayamamaları buna basit bir örnek...
  10. Diğer arkadaşlarda siteye üye iseler isimlerini yazdırsınlar yeterli olur. Ayrıca belirtmene gerek yok. Bunu yanında siteye üye değillerse o zaman listeleri güncelleyen arkadaşımıza kişisel bir mesajla isimlerini ve gelecekleri ili bildirsen not alırlar sanırım.
  11. Arkadaşlar Adam Yale Üniversitesi mezunlarına konuşuyor. Yani o üniversiteye girmek için çok çalışkan ve zeki olmak gerektiğini bilen gençlere konuşuyor... Anlattığıda kısaca; "Bu kadar zekanız varsa üniversiteyle vakit kaybedeceğinize girişimci ve cesaretli olun para sizi bulacaktır" diyor. -ki, bende üniversite mezunuyum...-
  12. Saadettin

    Gururlandım

    Öncelikle verdiğiniz emeklerin karşılığını yaptığı derecelerle süsleyen Eren Can'ın gözlerinden öpüyor başarılarının devamını diliyorum. Ayrıca genç bir fidanın kökleri sağlam bir ağaç haline dönüşmesi için yol gösterici güneşi olan Remzi Hocamızı da ayrıca kutluyorum. Ülkemizin karşılık beklemeden bu işlere soyunan ve yetiştirdiği sporcularla bizleri kıskandıran, yetenekli ve azimli antrenörlere her zaman ihtiyacı var. İnşallah yeni yetişen antrenörlerde sizin izinizden giderek yaydığınız ışık gibi her yeri aydınlatmayı başarırlar...
  13. Eğer istanbuldaysan birçok derneğin bireysel turnuvaları var. Onlara katılabilirsin..
  14. Saadettin

    35 Inden Sonra Masa Tenisi

    Bir büyüğüm bana bir tahtanın karakteristik özelliklerine alışmak için en az iki yıl gerekir demişti. Doğrumu bilmem ama katılmadanda geçemiyorum. Çünkü eski logolu bir Stiga Clipper tahta bulayım diye başladığım yolculukta farkettim ki, benim gibi birçok oyuncu eski karakteristik özelliği olan bu tahtalardan arıyordu ve bu tahtayı bulmam çok zor ve çok pahalı olmuştu. Demek ki, alışkın olduğun karakteristik özellikleri koluna ve beynine oturttuğun zaman hep aynı tahtayı tercih ediyorsun. Lastikler bu konuda biraz daha esnek ama tahtaya kolunuzu alıştırdıktan sonra pek değiştirmemekte yarar var. Hem oyununuz açısından hemde maliyet açısından. Eğer performansınızı bir adım ileri taşımak istiyorsanız o zaman kullandığınız ve memnun kaldığınız lastiğin biraz daha kalın süngerlisini alın. Eğer yine hızınıza yetmezse o zaman aynı karakteristik özellikteki lastiğin biraz daha hızlısına yönelin ama mümkünse aynı tahtayla devam edin..
  15. Arkadaşlar kimler katılacaksa, katılacağı ili de belirterek ismini yazdırsın. Ayrıca benim geçen senelerde dediğim gibi aynı ilden olanlar aynı vasıtayla yolculuk ederlerse yolboyunca da tanışmış ve kaynaşmış olurlar... Ayrıca istanbuldan Ankara'ya gidecekler varsa ve Cuma akşamı çıkmayı düşünüyorlarsa hep birlikte gidebiliriz sanırım. Eğer kendi aracıyla giden olursa benzine ortak olurum mesela ve hol boyunca da mata tenisi şarkıları ve marşları söyleyebiliriz... Aybaşı günlerine denk gelmesi benim kesin karar vermemi son güne bırakacak gibi (ilk 6 aylık denetim için denetçiler geleceğiz derlerse o zaman zor görünüyor) ama gelirsem misafirhane de kalıp gece eğlencesine de katılacağım tabii ki...
  16. Eğer sen sana uygun ekipman yerine hoşuna giden ekipmanla oynamak istiyorsan sorun yok zaten... Ben sadece "çelişki" olup olmadığı konusunda biraz açılım yapmış oldum. İyi bir oyuncu yetiştirmek istiyorsam her zaman uyguladığım yol, raket yerine beyin ve bedenin hızlanmasını sağlamak oluyor. Amaç eğer eğlenmek ve vakit geçirmekse o zaman senin yazdığın gibi 4 liralık hazır raket yada 400 liralık kombi raket farkını gözetmeksizin masa tenisinden zevk alabilirsin. Çünkü bu durumda asıl amaç masa tenisi oynamak, ilerletmek ve derece yapmak değil; masa tenisinden zevk almak ve vakit geçirmek için oynamak durumuna geçer. Sitemizde üyelerin pek çoğunun amacıda ikinci yazdığım seçenekte gizlidir aslında. Ancak bazılarımız "madem bu kadar bu oyunu seviyor ve oynuyorum o zaman biraz daha iyi nasıl oynayabilirim?" ve "benden daha iyi bir rakibi nasıl yenebilirim?" sorularını sormaya başladıklarında daha bilinçli ve kendilerini geliştiren ekipman almaya başlıyorlar.. Bir konuya daha açıklık getireyim; şu anda rastgele bir marangoza gidip uydurma bir tahta yaptırsanız ve devamlı onunla oynasanız bile ister istemez yaptığınız antrenman ölçütüne göre oyununuz gelişir ve gitgide o uydurma tahtaya da alışırsınız. Bu da aynı hergün yaptığız hareket dışında yeni bir hareket yapmak gibidir. Mesela hergün yapmadığınız birşey yapın mesela hiç yapmıyorsanız diye düşünerek hergün 10 tane mekik yapın bunun bile vücuda farklı bir dönüşümü olacaktır. (Kısaca anlatmaya çalıştım ama sanırım anlaşılmıştır...)
  17. Yeni başlayan herkese benim ilk tavsiyem Allround oyuna uygun ekipmanla başlaması olduğundan ben cevaplamaya çalışayım. Allround oyuna uygun ekipman, hataları emebildiği için değil doğru hareketleri doğru şekilde yapabilmek için tavsiye edilir. Mesela siz Sardius tahta+Bryce lastik kullandım demişsiniz. Böyle bir kombiyi idare edebilmek yarış arabasını idare etmekle aynıdır. Sizi şimdi hızı yavaş bir arabaya oturtsam ve araba nasıl kullanılır öğretsem gaza ne kadar basarsanız basın hızı yavaş olduğu için hem direksiyon hakimiyetiniz hassaslaşıp oturacak hemde yolda giderken sağa sola bakarak yani etrafta neler oluyor seyrederek sürmeye devam edebileceksiniz. Hızlı kombiyle oynarken bir yarış arabasında ne oluyorsa aynısı oluyor aslında. Yani gaza dokunduğunuz anda inanılmaz bir sürate ulaşınca ne kendinizi nede rakibinizi seyredemiyorsunuz. En ufak harekette topun olmadık bir yere gideceğini bilmek sizide hareketlerinizide kasar. Oyunu siz değilde raket kontrol etmeye başladığı anda müsabakayı kaybetmişsiniz demektir. Haliyle yavaş ve kontrol edilebilir ekipmanlar bu işi doğru olarak öğrenene kadar sizin hakimiyetinizde bir oyun sağlayacaktır. Ne zaman ki arabayı doğru kullanmayı öğrenirseniz o zaman biraz daha hızlanabilirsiniz. Ama ne zaman ki arabayı doğru kullanmanın yanında doğru fikirleri ve koordinasyonu bir araya getirirsiniz o zaman da yarış arabası kullanırsınız... Günümüzdeki iyi oyunculara bakarsanız onlar hızlarını raketten değil, kendi hızlarından sağlarlar. Topların büyümesiyle birlikte tahtalar ve lastikler gitgide hızlanıyor ama doğru hamle raket değil, beden hamlesidir. Bunu unutmayın diyerek fikirlerimi dile getirmiş oldum...
  18. Yusuf müsait olduğunda ararsan bir araya geliriz ve seni yolcu etmeden biraz daha oynarız...
  19. O zaman Türkiye'ye satacak bir firma ayarlasan diyorum... yada öğrenciydin oradan alıp biraz daha fazlasına bize yollada hem sen hemde biz seviniriz... Çin'e mi yerleşsek ne yapsak
  20. O listeye birde anti lastiği eklemek lazım. Bazı pütür lastiklerin yasaklanmasından sonra sanırım tekrar önemini kazanacaktır. Bu lastiklerde içce dönük lastiklerdir ancak üst lastiği topu kaydırarak karşıladığı için hiçbir spin vuruşu işe yaramazken süngerininde aşırı yumuşak olması topun masada çok kısa bırakılmasını sağlamaktadır.
  21. Yanlış duymadıysam bana 80 lira demişti Spinspor... (Belki KDV'siz rakamı söylemiştir bilemiyorum ama acil isteyene o fiyata almayı deneyebilirim.) Bu arada lastiğin süngeri çok farklı bir renkte. Koyu yavruağzı mı diyeyim koyu pembe mi tam kestiremedim ama alıştığımız Butterfly sarısı kesinlikle değil... (daha önce rengini sormuşlardı diye cevapladım...)
  22. Emeği ğeçen arkadaşlara teşekkür ediyorum bu tarz bilgilere hepimizin ihtiyacı vardı... Bu arada makalede "tahta" derken mantar kaplamalı tahtalardan bahsediyorlar olmasın? Belki yaşı genç olanlar bilmez ama lastiklerden önce tahtalara mantar kaplanır ve öyle oynanırdı.
  23. Tarih olarak 5-6 Temmuz düşünülmüş ama bilmiyorum benden başka ilk 6 aylık raporlamalarını, bilançolarını yada denetimlerle uğraşan başka arkadaşlar var mı? Öğrenciler için işler belki daha kolay olacaktır ama Haziran sonu itibariyle ilk altı ayı devirenlerin Temmuz başı sıkışma sebebidir. Şimdiden hatırlatayım dedim. Mesela şu durumda ben kesin gelirim diyemiyorum...
  24. Aklıma geldi bizim İzmir'in ilk buluşmaya katılan Genç Yetenekleri nerede? Ne buluşmaya gelirler nede siteye girip kendilerini hatırlatırlar!.. Pes yani...
×
×
  • Yeni Oluştur...