Jump to content
Masatenisi.org Forum

Saadettin

Üyeler
  • İçerik sayısı

    1548
  • Kayıt Tarihi

  • Son ziyaret

  • Kazandığı gün sayısı

    57

Saadettin kullanıcısının tüm içeriği

  1. Ben konuyu değerlendirirken cinsiyeti düşünmemiştim. Sanırım diğer arkadaşlarda böyle düşünmemişlerdir ama bazen kime ne verelim derken atlanabiliyor. Siz bu malzemeleri kürsüdeyken aldınız varsayın ve hatamızı affedin lütfen...
  2. Selamlar Melekber Hanım...Bayanlar Ferdi Maçlarında derece yapan arkadaşlarada ödül vermeden olmazdı zaten... Size, Sultan Doğan'a ve Sevim Girgin'e, Champ (Orhan Bey.. Yinhe Türkiye Temsilcisi...) isimli üyemiz tahtalarını göndermek için eğer Tufan Bey sizin adreslerinizi kendisine iletemediyse adres bekliyor. Eğer kısa mesajla adreslerinizi verirseniz sizlere kargoyla birer karbon tahta yollayacak. Güle güle kullanın ve günün anısı olarak tüm katılanları hatırlayın...
  3. Hop.. hop.. Kimse bu zevki benden mahrum edemez.. Boşuna sulanma, ilk ben dedim... Orada bayağı konuşmuştuk zaten minik ve genç bayanlarla... hepsi harikaydı ama onların final maçlarını izleyemeden çıkmıştık. Ara ara bayağı dışarıda da konuşmuştuk hepsiyle ve onlar beni turnuvanın şampiyonu sanıyorlardı... Bir nevi sus payı benimkisi anlayacağın... Tufancım hem benim iş kolay ama senin iş zor. Çünkü o sporculara devamlı göz kulak olup devamını getirmelerini sağlamanız lazım... birkaç sene sonra onları süperligde derece yaparken görmek hepimizi mutlu eder sanırım...
  4. Telafi ettik bile... Tufancım senden ricam derece yapan bayan sporcularımızın adresi belli ise adreslerine Orhan arkadaşım hediye tahtaları kargoyla yollasın ve bana da indirimli diyerek ne demek istediyse banka havale numarasına ne kadar yatırmam gerektiğini belirtsin yeterli... (gelirken baklava getiremedim bu sebeple baklava niyetine olsun. ) Bu arada gerekli yazı ve teşekkürlerimi şöyle tam rahata çıktığımda yazacağım. Elimde çok miktarda fotoğraf mevcut. Bunları bir CD yapıp hem Ertan Bey'e hemde Lobianco arkadaşımıza ulaştıracağım.. böylelikle Lobianco'daki resimlerle birlikte çok güzel bir çeşni olacak sanırım. Şu anda tek diyeceğim süper oldu ve uzun süre de konuşulacak sanırım. Bu sebeple detaylı bir mesajı işyerimden değilde evden yazmak istiyorum.. Şu anda aklımdakileri yazmaya vaktim yetmez...
  5. ben Guray. şu anda Saadettin abiyle aynı otel odasını paylaşıyoruz. gecenin ne getireceği bilinmez=) sabah maça hazırız. yarın tüm arkadaşları bekliyoruz.
  6. ITTF sitesinde yasaklanan ve yasaklanmayan pütür lastikleri bulabilirsin. Genelde uzun atak pütürlerin bir kısmı yasaklandı ve kısa pütürler için bir karar alınmadı. Bence sen hangi pürürlerle oynuyorsun onu sor ona göre cevap verelim...
  7. Ooo.. Usta ve çırak aynı turnuvada...
  8. Yazdığınız gibi olacak diye biliyorum. Yoksa bu durum forumumuzun dostluk buluşmasından çok ciddi turnuva şeklinde geçecektir ki, buda sadece tanışmak için gelen ve altyapısı olmayan arkadaşlarımızı rahatsız edecektir. Hem böylelikle rastgele takımlar yaratılarak birbirimize daha iyi kaynaşmamız sağlanır.
  9. Bir süredir yeni malzemeler hakkında amatör arkadaşlarımızın çok tereddüt geçirdiğini gördüm ve işin özünü hazır yazmaya fırsatta bulmuşken kendimce özetlemeye karar verdim... (Bu yazıyı yazarken “ALL bir oyuncu neden OFF malzeme alır” yerine; “neden daha pahalı malzemeye yönelir” ilkesinden yola çıktığımdan her oyuncunun OFF olduğunu ve malzemelerinde OFF olduğunu varsayarak yazıyorum.) Piyasada çok farklı fiyatlara çok farklı özellikte tahtalar satılmakta. Masa tenisi oynamak ve oyununu ilerletmek isteyen veya ilk tahtasını beğenmeyip değiştirmek isteyen birisi içinde yeni bir tahta alması haliyle kaçınılmaz bir durum oluşturuyor. Peki bu tahtayı neye göre ve hangi kritere göre seçmeliyiz? Genel olarak özellikle az gelişmiş (aslında gelişmemiş deniyor ama moralimiz bozulmasın diye sosyolojik yönden tabir değiştiriliyor) ülkelerde bireysel spor malzemeleri alan oyuncular maddi imkanları yetiyorsa en pahalı malzemeyi almaya yönelerek güdüsel olarak "bunu alabilecek gücüm var" gibisinden bir yargıyla hareket ediyorlar. Ama oyunları için uygun mu değil mi tam olarak tespit edebilme şansları olmuyor. Ülkemizde az gelişmiş ülke (ne yazık ki!) sınıfına girdiğinden otomatik olarak bizlerde tahta alırken "biraz daha fazla vereyimde iyisi olsun" diyoruz. Ama oyunumuza ne kadar katkısı olacak bilemiyoruz. Zaten aldığımız tahtayı almadan önce deneyerek test edebilme gibi bir şansımızda olmadığı için dış görüntüsü bizi cezbediyor ve bizi en cezbeden tahtaya doğru yöneliyoruz ki, genelde onlarda en albenili şekliyle satıldığından en pahalıları oluyor. Peki oyunumuza katkısı ne kadar?? Aslında oyunumuza katkısı tamamiyle psikolojik. Yani bir tahtaya tam olarak alışabilmek ve karakteristiğini çözmek için uzun zaman gerekiyor. En ucuz ve kalitesiz malzemeden yapılmış bir tahta bile satın alsanız oynamaya devam edip alıştıkça zamanla en beğendiğiniz tahta halini alıyor ve uyumunuzda varsa başka bir tahtayı artık istemiyorsunuz. Belki tahtanızı seçerken sizin için daha uygun karakterli bir tahta tespit edebilme şansı söz konusu olabilir ancak bu 'pahalı olan tahta' değilde 'oyununuza uygun olan tahta' demektir ve bunu hep atlıyoruz. Tahtalar yapılırken çok değişik işlemli teknolojiler (carbon, arylate, nano teknoloji, vs. gibi) ve parasal değerleri çok farklı (getirtildiği ülkeden üretileceği ülkeye kadar nakliyesi, az bulunur ağaç olması, vs. gibi) ağaçlar kullanılmakta ve bu durum direkt maliyete yansımaktadır. Ama bu tahtalar eğer oyuncu oyun ve oyun okuma sistematiğinden uzak yetiştiyse ve belirli bir antrenman programı yoksa ne tarz tahta verirseniz verin belirli bir noktaya kadar oynayabilecek ve aradaki farkı hissi olarak tam olarak ayırt edemeyecek durumdadır. Yani cebindeki paranın alabileceği en yüksek ücretli tahtayla en ucuz tahta arasındaki farkı kavraması çok zordur. Tahtaların ağaç kalitesi ve yapım teknolojileri değişkenlik göstersede aslolan oyuncunu kendi disiplini ve yeteneğidir. Masa tenisi oynamak için çok pahalı ekipmana değilde, uygun ekipmana ihtiyaç vardır. Bir tahtanın pahalı olması o tahtayı tabii ki kötü yapmaz ama ucuz tahtayıda kötü yapmaz. Burada önemli olan pahalı olanın daha iyi sonuç vereceği yanılgısından kurtulmaktır. Pahalı olanın tek marifeti sadece işçiliğinin yada sponsor olduğu ve tahtaya adını kazığı sporcuya ödediği maliyetle alakalıdır. Bu sebeple tahta seçerken kendi stilimizi tam bilerek veya masa tenisi sporuyla uğraşan profesyonel kişilerden destek alarak çok fazla uçuk fiyatlara çıkmayan tahtaları başlangıç aşamasında tercih etmek en iyisidir. Zamanla daha pahalı bir ekipman almayı düşünürseniz bunu sadece işçilik kalitesi olduğunu hatırlayarak tercih edin. Eğer düzenli ve disiplinli bir program ışığında bilinçli şekilde antrenman yapmıyorsanız hiçbir ekipmanın size yeteneğinizin üstünde avantaj sağlaması beklenemez. Masa Tenisindeki en önemli ekipmanın kendiniz olduğunu unutmayın... Yazımı tahta konusundan örneklerle (çünkü hepimiz tahta seçimlerinde tıkanıyoruz) yazmama rağmen; konuyu lastik, giyim gibi konulara da uyarlayarak düşününüz. Daha genç ve yeni malzeme almak isteyenlere umarım fikir açısından yardımcı olur. Tahta kategorisi seçimleri daha önce yazıldığı için tekrar aynı konuya girmedim...
  10. Sanırım ben laptop getirececeğim. Rahatlıkla aktarma işini hallederiz...
  11. Tuncayarac isimli üyemiz forum buluşmasına son dakikada işlerinde çıkan aksilik yüzünden katılamıyor ama ben geleceğim(eğer son dakika olmadık bir sorun yaşamazsam)... Bununla beraber yanımda; İyi kötü herşeyi çeken Fotoğraf Makinemi, Birkaç Tahtamı Birkaç Lastiğimi Birkaç Sporcu Kıyafetimi getireceğim. Eğer dijital video kamerası olan bir arkadaşımız hatta birkaç arkadaşımız var ise çok iyi olur. Çünkü çektiklerimizi daha sonradan dağıtabilmek iyi olur... Organizasyonun sanki bu ayağı eksik gibi geldi. Sağolsun Tufan Bey herşeye koşturuyor ama bizlerdende küçük paylaşım organizasyonları gelmeli diye düşünüyorum...
  12. Valla tekstil konusunda çok marka denedim. Hatta yurtdışına çıktığımda tahta ve lastik yanında en çok rağbet ettiğim bölümdü çünkü Tsu'nunda yazdığı gibi bu tarz şeyleri web sayfasına bakarak değilde birebir dokunarak almakta fayda var. Li-Ning, Stiga, Butterfly, Donic, Andro, Tibhar, TSP, Yasaka, Gewo, vs.. vs.. kısacası hemen hemen hepsini giydim. Eğer beğendiklerimle ilgili bir sıralama yapacak olursam; Eşofman: Stiga, Donic, Tibhar Pamuklu Tişört: Donic, Gewo, Tibhar, TSP, Yasaka Polyester Tişört: Li-Ning, Joola, Andro, Donic, Stiga Şort:Butterfly, Donic Çorap:Donic, Butterfly Ayakkabı:Mizuno, Puma, Joola, Stiga, Butterfly şeklinde olur. Bu denediklerim arasında benim beğendiklerim... ancak aynı markanın yanyana duran birkaç farklı modelini daha deneyebilme şansım olmadı. Belki diğerleri beni daha memnun edebilirdi ama sonuçta bende bütçem kadar alıp deneyebiliyorum. Yani yaptığım istatistik öncelikle göz beğenisi sonra da kullanım beğenisi üzerine oldu. Beğenerek alıp kullanırken memnun kalmadıklarımı listeye eklemedim...
  13. Güzel açıklamışsın...
  14. Haklısın ama "Çinlileride çok severim" lafımı atlamayalım. En azından Çin'den birini görücü usülü bile alsam Masa Tenisi Oyuncusu çıkma özelliği çok yüksek. Japon alırız Teknoloji Mühendisi çıkar işimiz yaşa girer sonra...
  15. Hayrettin Bey normal Petr Korbel tahta alın. Çünkü bu tahta hem işçilik kalitesiyle hemde oynama kalitesiyle iyi bir tahta. Ama bu tahtanın hem Japon hemde Çin üretimi var. Bu sebeple Japon üretimini almanda fayda var derim. Diğerinin kalitesi biraz daha düşük. Kullanıp beğenenlerde var ama benim eski yazılarımıda aratıp okursan pek Japon malından şaşmamaya çalışıyorum. Çünkü ürettikleri malzemeler için Çinlilere göre daha çok güveniyorum. (Çinlileride çok severim aslına ama taş yerinde ağırdır misali Butterfly ise Japon olacak...)
  16. Magichand Çin üretimiydi sanırım ve genelde Butterfly bir süre sonra Çin üretimi tahtaları yeni sürümlerini sürerek eski sürümlerini üretmiyor. Bu sebeple artık piyasada kalmamış olabilir yada birkaç satıcının elindeki fazla stokları kalmıştır. (Bir satış taktiği olsa gerek... Yeni ürün+meraklı alıcılar misali...)
  17. Arkadaşlar yapıştırıcıların ITTF tarafından yasaklandığına dair birçok yazı yazdınız ama bence solüsyondan çok iyi para kazanan büyük firmaların buna engel olamamasını tek bir anlamı var. O da yasaklanma olayının Dünya Sağlık Örgütü (yada uluslararası anlamdaki adı tam olarak ne ise) tarafından emrivaki olarak yaptırılmasıdır. En azından ben böyle olduğuna inanıyorum. Günümüzde bir asprin bile doping sayıldığına göre solüsyonlarda belki bizim ismini tam olarak bilmediğimiz bir veya birkaç etkileşim sonucu oluşan çözelti yüzünden vücudumuzun zarar gördüğünü tespit edip ITTF Yetkililerini zorlayarak yasaklattırmış olabilirler. ITTF ise karizmayı bozmamak adına bu ürünlerde sağlığa zararlı çözeltiler olduğu için tarafımızdan yasaklatılmıştır diyerek olayı kapattı. Eski yapıştırıcılardan kullanan herkes memnun ama sanırım ya lastiklerimizi solüsyonsuz kullanmaya başlayacağız yada biraz daha bekleyip firmaların en azından eski solüsyonlu lastiklerin kalitesini yakalamasını bekleyeceğiz. Bakınız birkaç sene öncesine kadar herkez filmli fotoğraf makinesi kullanıyordu ve dijital makineler ilk çıktığında herkez söyleniyordu. Yok kağıda basmıyormuş, yok çözünürlük kalitesi iyi değilmiş, vs.. gibi. Ama artık hem kağıda basmaya başladılar hem iyi çözünürlük kalitesine ulaştılar hem de fiyatları her geçen gün iniyor. Uzun lafın kısası; bir süre sonra bunlara da alışacağız.. hem firmaların daha iyi ve bizi memnun edecek ürünler üretmelerini hemde fiyatlarının makul seviyelerde olmasını beklememiz gerekecek derim... aceleci olmayalım... Yada yukarıda yazdığım gibi solüsyonsuz oynamayı deneyeceğiz.. en azından geçiş dönemine kadar...
  18. 1.9 mm yerine 1.7 mm daha uygun olur bence...
  19. O kadar önemseme... Biz bile bildiğimiz oyuncunun ismini bile doğru yazamayız o kadar tanıdığımız halde. TV başında da karıştırmak normal haliyle. Sadece kim kimi yendi karışmasın diye belirttim..
  20. Sapların lastiğe yakın kısımları ince olan tahtalar var. Gergely, Boll Spirit, Sardius, Mazunov ve Cofferlait gibi.. Defans tahtalarının tamamı geniş yüzeylidir. Genelde Atak tahtaları daha uzun yüzeyli ve biraz dar olur. Allround için olanlar ise çok az daha kısa ama yanlamasına az geniş olurlar. Bunlar Butterfly tahtalarda böyle ancak her firmanında kendi düzenlediği bir sistem var bunun için. Önemli olan aslında tam sapın ana gövdeyle birleştiği yerdeki genişlik ve darlık. Çünkü ikinci el lastik aldığınızda eğer lastik burada tam oturmazsa parmağınızıda rahatsız edecektir. Bu sebeple gövdesi birbirine benzer tahta alın ve rahat edin derim ben...
  21. Aziz Yıldırım Bey, Caferağa'yı yıkıp yeniden yaptıracak diye duydum. Onun müjdesinide vereyim...
  22. Cem Pomfi ile oynadı ve onu 3-1yendi. 5-4'lük maçın İBB adına 3 maçı Zhu Jiang aldı (Yani hiçbir maçını kaybetmedi). Sanırım böyle bir adamı Türkiye'de oynatmak büyük bir başarı. Çünkü seyrettiğim en soğukkanlı ve hızlı oyuncu. Hiç belli etmeden tilki gibi sadece topa ara ara hız vererek istediği sonuca gidiyor. Çıplak gözle böyle bir oyuncuyu bizlere seyrettirdikleri için ülkemize getirtmeyi başaran herkesi kutluyorum. Umarım bir şekilde milli takıma da alırılar ve üst seviyede oynayabilecek Cem'den daha yetenekli bir oyuncumuz daha olur.. Bu arada diğer maçı ise Pomfi, Slobodan'ı 3-0 yenip güzel bir sürpriz yaparak gerçekleştirdi.
  23. Yazdığın lastik hem kontrollü hemde yapışkan üst yüzeyli. Eğer böyle bir lastik arıyorsan Butterfly lastiklerinin en yapışkan lastiği...
  24. Tüm tebrik ve kutlamaları sadece kendi takımım olan İzocam adına değil; 2007-2008 sezonunda mücadele edip aldıkları puan ve devamındaki dereceye bağlı statü gereği bu turnuvaya iştirak edememiş ancak kendi bölgelerinde de her zaman mücadelesini yitirmemiş olan tüm oyuncular ve emeği geçenler ve ayrıca Kuruluş takımlarının bugünlere gelmesini sağlayan ancak artık bu turnuvaya artık iştirak edemeyen tüm büyüklerimizin adına kabul ediyorum. Sita aracılığıyla da desteklerini bizlerden esirgemeyen herkese sevgi, saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum.
×
×
  • Yeni Oluştur...