ilhan_ Oluşturma zamanı: 19 Ağustos, 2010 Oluşturma zamanı: 19 Ağustos, 2010 Hâlâ bu sıcak havalarda benimle masa tenisi oynamak isteyen arkadaşların masa tenisi bağımlılığının-hevesinin-sevgisinin nerden geldiğine dair kısa bir araştırma ihtiyacı hissettim.Sporun (herhangi) kendine has bağımlılığından başka masa tenisinde aktif el kullanımının da bunda çok büyük rolü olduğunu düşünüyorum.Yazıyı başka yerden alıp derledim.... _____ ____________________________________________________ ...İnsanbilim (antropoloji), doğal varlıklar içinde insanın özelliklerini içgüdüler, dil ve düşünce, teknik, us ve eylem alanlarında da en ince ayrıntılarına kadar incelemiş ve bilimsel gerçekler ortaya koymuştur. Bilimsel bulgular, insanı insan edenin emek (iş) olduğunu tanıtlıyor.Hayvan doğada bulduklarıyla yetinir,insansa doğayı emek harcayarak üretir.İnsan, alet yapan bir canlıdır.Ancak alet işi değil, iş aleti doğurmuştur.Elin gelişmesi in- sangillerin başkalığında, atılmış en önemli bir adımdır. Kant’ın da dediği gibi, el, dışarıya doğru uzamış bir beyindir. Maymunlarda bile eller, tırmanmak için, ayaklardan başka türlü kullanılmaktadır.El, işin bir aleti değil, işin ortaya çıkar- dığı bir üründür.El, yetkinleşmesini yaptığı işlere borçludur.Elin gelişmesi,insan yapısının bütün bölümlerini doğrudan doğruya etkilemiştir.İşin eli ve karşılıklı olarak elin de işi geliştirmesi insangillerin işbirliğini zorunlu kılmıştır.Bu işbirliği, başka bir deyişle toplumsallık, insanları, birbirlerine söylemeleri gereken bir şeyleri olmak durumuna getirmiştir. Dil de bu zorunluktan doğmuştur. Antropoloji (İnsanbilim) alanındaki son bulgular günümüzden 400 milyon yıl önceki Silür döneminde deniz hayvanlarının yaşadığını, 300 milyon yil önceki Karbon döneminde kara bitkilerinin belirdiğini, 150 milyon yıl önceki Jura dö- neminde dinozorlarla sürüngenlerin göründüğünü ortaya koyuyor. Bazı maymunlar ağaçlar da yuvalarını ellerle yapar, hatta şempanze gibi kötü havadan korunmak için dalların arasında çatı meydana getirirler. Düşmanlara karşı korunmak için sopaları ellerle yakalar, ya da meyveleri ve taşları bunlarla fırlatırlar. Yakalandıklarında insanlardan kopya ettikleri birçok basit hareketler için ellerini kullanırlar. Ama insana en çok benzeyen maymunların bile gelişmemiş eli ile binlerce yüzyıllık iş yoluyla son derece gelişmiş insan eli arasındaki farkın ne kadar büyük olduğu burada anlaşılır. Kemiklerin ve kasların sayısı ile genel düzeni ikisinde de aynıdır. Ama en ilkel vahşinin eli bile, hiçbir maymun elinin taklit edeme- yeceği yüzlerce iş yapar. Hiçbir maymun eli taş bıçağın en kabasını bile meydana getirememiştir. Ecdadımızın binlerce yıllık sürede yavaş yavaş eli uydurmayı öğren- dikleri ilk hareketler başlangıçta en basitleriydi. İlk çakmak taşı insan eliyle bıçak haline getirilinceye kadar, öyle zaman dönemleri geçmiştir ki, bizce bilinen tarihsel dönem onunla karşılaştırılınca önemsiz kalır. Ama asıl adım atılmıştı, el özgür hale gelmişti ve artık durmadan yeni beceriler kazanabiliyordu. Böylece kazanılan daha büyük esneklik kuşaktan kuşağa geçiyor ve artıyordu. O halde el, iş organı olmakla kalmayıp, aynı zamanda bu işin ürünü de oluyordu. Ancak iş, gittikçe yeni hareketlere uyma, bu yoldan geliştirilmiş kasların, bağ organlarının, daha uzun dönemler içinde kemiklerin kalıt-sal yoldan geçmesi bu kalıtsal inceliğin yeni, gittikçe daha karmaşık hareketlere gittikçe yenilenen biçimde uygulanması, insan elini Rafa-el’in tablolarını, Thorwaldsen’in heykellerini ve Paganini’nin müziğini yaratabilecek bir mükemmellik düzeyine kadar getirmiştir. Ama el tek başına değildi. O, son derece karmaşık bir tüm organizmanın ancak tek bir organıydı. Elin yararlandığı şeyden bütün beden de yararlandı, hem de iki yoldan. Elin gelişmesinin dolaysız, belirlenebilecek biçimde geri kalan organizmaya yaptığı etki çok daha önemlidir. Elin gelişmesiyle, işle başlayan doğa üzerinde-ki egemenlik her yeni ilerle- mede insanın görüş açısını genişletti.İnsan,doğadaki maddelerde sürekli olarak yeni,o güne kadar bilinmeyen özellikler keşfetti.Öte yandan işin gelişmesi, karşılıklı destekleme, ortaklaşa etkinlik hallerini çoğaltma ve bu ortaklaşa etkinliğin her birey için sağladığı yararın bilincine varma yoluyla toplum üyelerinin birbirine gittikçe yaklaşmasına zorunlu olarak yardım ediyordu... ..............................................................
Recommended Posts
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın
Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor
Hesap oluştur
Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.
Hesap OluşturGiriş yap
Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.
Giriş Yap