Guest FuRkAn AlTuNoK Oluşturma zamanı: 28 Şubat, 2007 Oluşturma zamanı: 28 Şubat, 2007 Bu olay Amerika'da yaşanmış. Adamın biri, bir gün öğle tatilinde yemeğini Burger King'de yemiş. Akşam karısı ve çocukları ile beraber sinemaya gittiklerinde ise filmden önce Mc Donalds'da bi'şeyler yemişler. Sonra filmi izleyip eve dönmüşler. Her şey normalmiş. Yatıp uyumuşlar. Derken gece yarısı adam birden fenalaşmış, kan ter içinde uyanmış. "Midem! Midem!" diye yataktan fırlamış ve daha bir adım atamadan iki seksen yere yığılmış. Gürültüye uyanan karısı adamı o halde görünce hemen 911'i arayıp yardım istemiş. Ambulans gelmiş ama maalesef adam yolda ölmüş. Daha sonra olayı incelemeye alan FBI, otopsi sonuçlarından da kesin bir şey çıkmayınca soruşturmayı derinleştirmiş. Adamın yaptığı harcamaları, yazar kasa fişleriyle takip eden dedektifler, meftanın aynı gün hem Burger King hem de Mc Donalds'da yemek yediğini bulmuşlar. Bunun üzerine otopsi raporlarını tekrar inceleyince olayı çözmüşler. Burger King ile Mc Donalds amansız bir rekabet içinde oldukları için hamburger köftelerinin kıyma harçlarına bağımlılık yapıcı, özel kimyevi maddeler koyuyormuş. Böylece, bir kez gelen müşteri bir daha sürekli o markanın restoranlarına gidiyomuş. Bizim adam ise aynı gün her ikisinden de yemek yiyince, hamburgerlerin içinde bulunan özel maddeler kimyasal reaksiyona girmiş ve adamı zehirlemiş. O günden sonra da, Amerika'daki hamburger restoranlarında çalışan elemanlar, büyük bi dikkatle eğitimden geçirilip sipariş alırken daima müşteriye, "Bugün X restoranında ya da Y restoranında yemek yediniz mi?" diye sorar olmuşlar.
Omer Gönderim Zamanı: 28 Şubat, 2007 Gönderim Zamanı: 28 Şubat, 2007 Tamamen şehir efsanesi saçma bi yazı...
Bitim Gönderim Zamanı: 28 Şubat, 2007 Gönderim Zamanı: 28 Şubat, 2007 Omer'e +1 Aynen katiliyorum. Tamamen şehir efsanesi saçma bi yazı...
Misafir Gönderim Zamanı: 1 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 1 Mart, 2007 Hikaye ilk bakışta saçma gibi gözüksede bence olayı aklınızda beliren ilk tepkiyle değilde emperyalizmin acı gerçekleriyle kıyaslayarak düşünürsek biraz daha akılcı yaklaşımda bulunabiliriz.Bu cümle yukarıda bahsedilen olayın gerçek olduğu anlamını taşımaz,vurgulamak istediğim emperyal güçlerin insan hayatını ne kadar önemsediğidir. Bu gün Bill Gates'in bile çocuklarına bilgisayarı kısıtladığı bir dünyada milyonlarca çocuğun bilgisayar başında hayattan kopmuş bir vaziyette oyun dünyasında kayboluşunu,milyarlarca dolarlık endüstride rol alan dev oyun ve bilgisayar şirketlerinin bağımlılık etkisi yaratan yeni buluşlarının etkisiyle sizce bu hikaye çokmu farklı ??? Dünyadaki ilaç ticaretinin ve üretiminin neredeyse tamamına yakın kısmını elinde bulunduran ABD ve Kanada Anksiyete bozuklukları ve antidepresan ilaçları üretirken bu ilaçların insanlar üzerinde kılacağı bağımlılık etkisini hiç göz önünde bulundurmamışlarmı dır sizce ??? Sigara bağımlıları için daha az bağımlılık ya da bırakılması daha kolay sigaranın üretilemez olduğunamı inanıyorsunuz yoksa ??? Burada belkide verebileceğim yüzlerce örnekten en çarpıcı olanları yazmaya çalıştım,dedimya bazen hani tabiri caizse sözün ne söylediğinden çok ne anlatmaya çalıştığıdır önemli olan o mecazı yakalamak ya da duvarın arka tarafını görebilmek ve ya önümüzde duran şeyin aslında bir duvar olmadığını sadece bize öyle söylenip arkada olup bitenleri asla göremeyeceğimizin defalarca ve defalarca kulağımıza fısıldanması,malesef ki bir kabullenme. Neyse fazlamı politik oldu :))
Omer Gönderim Zamanı: 1 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 1 Mart, 2007 Bu tip saçma yazıların, insanların senin anlattığın şeylere inanmasını güçleştirdiği gerçeğini de göz ardı etmemek gerekiyor bence...
Bitim Gönderim Zamanı: 1 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 1 Mart, 2007 Insanlar akilli yaratilmis varliklardir.Fakat biz bunu cok iyi kullanmayi bilmiyoruz. Sigara icin Amerikayi suclarsiniz. Oyunlar icin EA Gamesi. Bilgisayar icin Bill Gatesi. Yemek icin mcdonaldsi. Taki bagimlilik yapmayan sigara uretene kadar,taki bu yaptiginiz sigarayi insanlara satincaya kadar. Bilgisayar basinda vakit gecirmek isteyenlere daha iyi alternatifler sununcaya kadar. Daha iyi bilgisayar parcalari uretinceye kadar. Bu insanlarin yaptiklarina saygi duymak zorundasiniz. Bizimse yapmamiz gereken baskalarinin yaptiklarina camur atmak yerine DAHA COK CALISMAKTIR. Maalesef bizde eksik olan bu. Birde bu tur konulara ilac sektorunun karistirildigini yeni gordum.Kendimiz uretemiyoruz,arastirma yapmiyoruz. Millet milyonlarca dolar harciyor bu ise ,biz ise aktarlarda kansere care buluyoruz. Iyi aksamlar
Misafir Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Insanlar akilli yaratilmis varliklardir.Fakat biz bunu cok iyi kullanmayi bilmiyoruz.Sigara icin Amerikayi suclarsiniz. Oyunlar icin EA Gamesi. Bilgisayar icin Bill Gatesi. Yemek icin mcdonaldsi. Taki bagimlilik yapmayan sigara uretene kadar,taki bu yaptiginiz sigarayi insanlara satincaya kadar. Bilgisayar basinda vakit gecirmek isteyenlere daha iyi alternatifler sununcaya kadar. Daha iyi bilgisayar parcalari uretinceye kadar. Bu insanlarin yaptiklarina saygi duymak zorundasiniz. Bizimse yapmamiz gereken baskalarinin yaptiklarina camur atmak yerine DAHA COK CALISMAKTIR. Maalesef bizde eksik olan bu. Birde bu tur konulara ilac sektorunun karistirildigini yeni gordum.Kendimiz uretemiyoruz,arastirma yapmiyoruz. Millet milyonlarca dolar harciyor bu ise ,biz ise aktarlarda kansere care buluyoruz. Iyi aksamlar Bitim arkadaşım, bu gün türkiye devleti sana kaynak sağlasa ve sen kendi ekibinle dünya sağlığı açısından örneğin kanserli hücrelerin yokedilmesini sağlayan yeni bir ilaç üretsen bu ilacı dünya pazarına sokabileceğini mi sanıyorsun ? Çok fazla değil bir kaç hafta önce türkiyenin önde gelen ilaç firmalarından birinin ABD ve ABD üzerinden Avrupaya açılması hakkındaki haberleri kısaca internette ara belki benim ne söylemek istediğimi kestirme yoldan cevaplamak yerine hangi gerçeğe dikkat çekmek istediğimi daha kolay anlarsın.
Omer Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 O zaman olay, biz çalışsak da bunlar bizi engeller bişey yaptırmaza geliyor. En iyisi hiç çalışmamak... Yatın gitsin ohhh.....
Guest Tanju Cansever Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Hikaye ilk bakışta saçma gibi gözüksede bence olayı aklınızda beliren ilk tepkiyle değilde emperyalizmin acı gerçekleriyle kıyaslayarak düşünürsek biraz daha akılcı yaklaşımda bulunabiliriz.Bu cümle yukarıda bahsedilen olayın gerçek olduğu anlamını taşımaz,vurgulamak istediğim emperyal güçlerin insan hayatını ne kadar önemsediğidir. Bu gün Bill Gates'in bile çocuklarına bilgisayarı kısıtladığı bir dünyada milyonlarca çocuğun bilgisayar başında hayattan kopmuş bir vaziyette oyun dünyasında kayboluşunu,milyarlarca dolarlık endüstride rol alan dev oyun ve bilgisayar şirketlerinin bağımlılık etkisi yaratan yeni buluşlarının etkisiyle sizce bu hikaye çokmu farklı ??? Dünyadaki ilaç ticaretinin ve üretiminin neredeyse tamamına yakın kısmını elinde bulunduran ABD ve Kanada Anksiyete bozuklukları ve antidepresan ilaçları üretirken bu ilaçların insanlar üzerinde kılacağı bağımlılık etkisini hiç göz önünde bulundurmamışlarmı dır sizce ??? Sigara bağımlıları için daha az bağımlılık ya da bırakılması daha kolay sigaranın üretilemez olduğunamı inanıyorsunuz yoksa ??? Burada belkide verebileceğim yüzlerce örnekten en çarpıcı olanları yazmaya çalıştım,dedimya bazen hani tabiri caizse sözün ne söylediğinden çok ne anlatmaya çalıştığıdır önemli olan o mecazı yakalamak ya da duvarın arka tarafını görebilmek ve ya önümüzde duran şeyin aslında bir duvar olmadığını sadece bize öyle söylenip arkada olup bitenleri asla göremeyeceğimizin defalarca ve defalarca kulağımıza fısıldanması,malesef ki bir kabullenme. Neyse fazlamı politik oldu :)) Merhaba Murat, Anlatılan hikaye ile ilgili konuya bakış açın ve fikirlerin bence çok doğru. Ayrıca bir olay ya da haber (asparagas olsun olmasın) üzerinde düşünerek yorum yapmak, gerçekleri görmeye çalışmak ne yazık ki artık unuttuğumuz bir davranış biçimi oldu. Bize bu önemli davranış biçimini yeniden hatırlattığın için seni kutlarım. Bakmak ve görmek aynı şey değildir diye boşuna dememişler. Selam ve sevgiler...
Guest Tanju Cansever Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Fastfood denilen bol kolesterollü ve karbonhidratlı, vitaminsiz beslenme alışkanlığı dışardan ülkemize sokuldu. Yüzlerce marka sigara ile insanımızın yaşam kalitesi düşürüldü. Bilgisayarlar ve cep telefonları sevgisizliği körükledi. Yollarımız yeterli hale getirilmeden ithal oto cenneti haline geldik. Biz eskiden sokakta oynardık, bol temiz hava ve güneş. Eve girmek istemezdik. Zayıf ve atletik yapılı çocuklardık. Şimdiki çocuklar ise genelde obez. Neden acaba? Bütün bunlar eskiye özlem anlamına gelmiyor, doğru ve sağlıklı bir yaşama özlem anlamına geliyor. Keşke ülkemize gelişmiş ülkelerin spor alışkanlıkları da dayatılsa ve yabancı sermaye tarafından kapalı spor salonları, masa tenisi salonları falan hiç olmazsa büyük illerimizde açılsa. Konu dışına çıkmış gibi oldum ama yabancı sermayenin bu ülkede kitlesel sporlar adına yaptığı bi şey var mı ben bilmiyorum. Sevgi ve selam herkese.
Misafir Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 2 Mart, 2007 Fastfood denilen bol kolesterollü ve karbonhidratlı, vitaminsiz beslenme alışkanlığı dışardan ülkemize sokuldu. Yüzlerce marka sigara ile insanımızın yaşam kalitesi düşürüldü. Bilgisayarlar ve cep telefonları sevgisizliği körükledi. Yollarımız yeterli hale getirilmeden ithal oto cenneti haline geldik. Biz eskiden sokakta oynardık, bol temiz hava ve güneş. Eve girmek istemezdik. Zayıf ve atletik yapılı çocuklardık. Şimdiki çocuklar ise genelde obez. Neden acaba? Bütün bunlar eskiye özlem anlamına gelmiyor, doğru ve sağlıklı bir yaşama özlem anlamına geliyor. Keşke ülkemize gelişmiş ülkelerin spor alışkanlıkları da dayatılsa ve yabancı sermaye tarafından kapalı spor salonları, masa tenisi salonları falan hiç olmazsa büyük illerimizde açılsa. Konu dışına çıkmış gibi oldum ama yabancı sermayenin bu ülkede kitlesel sporlar adına yaptığı bi şey var mı ben bilmiyorum. Sevgi ve selam herkese. Tanju abi konuya katılımın ve farklı açılardan doğru tespitlerin için teşekkürler.
hakan.a Gönderim Zamanı: 3 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 3 Mart, 2007 Burada yapılan tüm yorumlar hemen hemen aynı şeyleri anlatıyor. Bende birkaç ekleme yapmak istedim. Furkan tabiki heyecanla bukonuyu açmıştır. Yanlız bu gibi masallar ticari firmaların büyük rekabetleri içerisinde sürekli gündeme geliyor. Yurt içinde ki firmalar içinde kaynağı belli olmayan ve kesin delilleri olmayan hikayeler uyduruluyor. Tabiki işini iyi yapmak isteyen firmalarda zarar gördüğü oluyor. Bence rekabet iyi mamül ve iyi hizmet üzerinde olmalıdır. İnsan sağlığına zarar veren maddeler kullanılıyorsa bundan devletimizin kontrol etmekle yükümlü olan bölümlerininde sorumluluğu vardır. Burada önemli olan iyi satış yapan firmaların bunu nasıl başardığını anlamak ve onlardan daha kaliteli ürün ve hizmet sunabilmektir. Yurdumuzda bunu başaran bir çok firma mevcut.
Guest FuRkAn AlTuNoK Gönderim Zamanı: 5 Mart, 2007 Gönderim Zamanı: 5 Mart, 2007 bu konuda demek istediğim şey insanları tedbirlendirmek.bu arada bu olay sahte değil amerikada günlerce konuşulmuş ve tartışılmış bir olay .... ama sahtede olsa tedbir gerek yoksa bu adamın başına gelenler bizim başımızada gelebilir..
Recommended Posts
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın
Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor
Hesap oluştur
Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.
Hesap OluşturGiriş yap
Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.
Giriş Yap