Yücel Sayar Oluşturma zamanı: 11 Nisan, 2011 Oluşturma zamanı: 11 Nisan, 2011 Ahmet Li, Melek Hu, Bora Wang, Şirin He. Türkiye adına yarışmaları ve Türkiye'yi başarılı bir şekilde temsil etmeleri gerçekten çok güzel. Ama merak ediyorum. Türk masa tenisine, Türkiye'yi temsil etmenin dışında katkıları olacak mı? Alt yapının gelişmesine nasıl faydası dokunacak? Yoksa alt yapıyı boş verip, sürekli Çin'den oyuncu mu devşireceğiz. Bir ara futbolda da aynı şey yaşandı. Gökçek Wederson, Mehmet Aurelio, Mert Nobre vb. şimdi hiç biri Milli Takımda yok. Top oynayıp, para kazanıyorlar. Bir Hagi veya Alex Türk Futboluna belki daha çok şey kattı. Mutlaka görmediğim, bilmediğim ya da düşünemediğim şeyler vardır. Aydınlanmak amacıyla bu konuyu tartışmaya açmak istiyorum.
ongun Gönderim Zamanı: 11 Nisan, 2011 Gönderim Zamanı: 11 Nisan, 2011 Çin asıllı yetenekli oyuncuların millileştirilmesindeki temel amaç, uluslararası müsabakalarda derece elde ederek, Türkiye'de masa tenisinin propagandasını yapmak ve masa tenisine olan ilginin ve yapılan desteğin artmasını sağlamaktır bence. Ülkemizde, her türlü maddi ve manevi destek başarı elde edildikten sonra sunulur. İmkan sağlayalım, destek olalım ki başarılı olsunlar demeyiz. Başarılı olurlarsa destek sağlar, sahip çıkarız deriz
notsniw Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Üstünde türk bayrağı, arkasında Türkiye yazısı olan bir Türk vatandaşı çıkıyor, pro tour da samsanov la yarı final oynuyor, hatta ezilmeden kafa kafaya oynuyor. Bu olayı tartışmak değil desteklemek lazım. Bence güzel bir başarı. Bu çinli sporcuların kimseye zararı olduğunu düşünmüyorum, hatta faydası bile vardır, sonuçta bu sporcular türk liginde oynuyor, türk oyuncular bunlarla maç yapıyor vs vs.. ahmet li- samsonov maçını kaydedip, çalıştırdığım sporculara seyrettircem. bizden birinin üst seviye bir turnuvada samsonovla maçlarının olduklarını seyredecekler. başka türlü mümkün müydü bu maçı seyretmek? Yıllarca tamamı türk oyuncularla maçlara çıkıldı, fi tarihindeki balkan şampiyonasındaki derece dışında bir başarımız var mı? avrupada çoğu ülke bu sporcuları kullanıyor, 1. , 2. adamları çinli çoğu takımın. biz bu takımlara karşı sbs, lgs, dershane, sisteminden arta kalan zamanda spor yapabilmiş oyuncularla mı mücadele etmeliydik? Ongun un söylediğine katılıyorum bu sporcular başarı getiriyorlar, olimpiyatlara katılıyorlar ülke puanı topluyorlar, masatenisine destek artıyor belki de bu sporcular sayesinde. Futboldaki mehmet aurelio ile masatenisindeki ahmet li yi karşılaştıramazsınız. Bu ülkede mehmet aurelio seviyesinde en az 20 tane futbolcu bulabilirsiniz ama ahmet li seviyesinde bulamazsınız. Elbette kimi burda oynayıp, zamanı gelince çekip gidecek, kimi de kalacak antrenör olacak, altyapı çalıştıracak ibb nin hocası gibi.. Bunun neresi kötü ki..
Guest Cengizpenol Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Ben de birşey eklemek istiyorum. Masa tenisinde en önemli şeylerden bir tanesi bence Tıp'daki Vaka gibi birşey. Yüzlerce oyuncunun belki binlerce farklı alışkanlığı, farklı yerde topa vuruşu ve farklı açıları vardır. Ve hepiniz farkındasınızdır ki alıştığınız rakibin oyun tarzı dışında bir rakiple karşılaştığınızda hep zorlanırsınız. Bu nedenle ne kadar çok değişik oyuncu ile oynarsanız tecrübeniz bir o kadar artar. Bence bu oyuncuların varlığı ülkemizdeki masa tenisini yukarı çıkmaya zorlayacaktır. Masa tenisinde hoca bir yere kadar çıkarabilir oyuncuyu. Fakat daha iyi oyuncular daha yukarı çıkmaya zorlar. Bu nedenlerden ötürü futboldan gerçekten farklıdır.
Yücel Sayar Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Yazar Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Notsniw'in satır aralarında şu ifadeye dikkat çekmek istiyorum. "biz bu takımlara karşı sbs, lgs, dershane, sisteminden arta kalan zamanda spor yapabilmiş oyuncularla mı mücadele etmeliydik?" Bence bu Türkiyede'ki bütün spor spor dallarının önünde duvar oluşturuyor. Avrupa artık yaşlandı ama Türkiye gibi genç ve dinamik bir nüfusa sahip bir ülke kendi kaynaklarını ve potansiyelini çok iyi kullanacak sistemler geliştirmeli. Çinli oyuncular elbette önemli katkılar sağlayacaktır. Ama Nasrettin Hoca'nın göle maya çalması gibi bir şey olmamalı. Başka yönde çalışmalar da yapılmamalı. Örneğin koskoca İstanbul'da ya da Başkent Ankara'da gidip serbestçe masa tenisi oynayabileceğiniz bir tesis var mı? Bu sporu kitlelere yaymak için ne yapılabilir?
ongun Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Gün ve saat sınırlaması olmaksızın halka açık, nizami koşullarda hazırlanmış, masa tenisi oynama alanları oluşturmadan bu sporu Türkiye'de kitlelere yaymak nasıl mümkün olabilir bilemiyorum. İstanbul'da bir iki derneğin işlettiği salonlar haricinde bu yükü omuzlayacak düzgün bir mekan yok. Büyükşehir belediyesinin inşa ettiği spor kompleksleri, halkı, masa tenisiyle buluşturabilmek için çok elverişli mekanlar aslında. Fakat, Hakan bey'in Haldun Alagaş'la ilgili forumda bize aktardıklarından, bu salonları işleten Spor AŞ 'nin, masa tenisi sporuna önem ve öncelik vermeyen bir bakış açısına sahip olduğunu biliyoruz. İBB takımının antrenman yaptıkları, masa tenisinin kendine en geniş yeri bulabildiği Bayrampaşa Spor Kompleksi'nde de durum pek farklı değil. Bayrampaşa salonu veteranlara açıldı haberi geldikten sonra, bir haftasonu, malzemelerimle birlikte -lisansım da yanımdaydı- orada nasıl olsa birilerini bulurum diyerek, günübirlik oynamaya gitmiştim. Girişteki resepsiyona gittim, masa tenisi için geldim dedim. Ücreti istediler, ödedim. Fiş kestiler, ardından bana lime lime olmuş, hazır raket bile diyemeyeceğim iki adet nesne uzattılar, masa üst katta dediler. Üst katta koridorun ortasında duran tozlu masayı daha önce görmüş olduğumdan, hemen itiraz ettim, lisanslı masa tenisi sporcusu olduğumu, rakete ihtiyacım olmadığını, malzememin yanımda olduğunu, İBB takımının antrenman yaptığı alt kattaki masa tenisi salonunda oynamak için geldiğimi anlattım. Karşılığında haftasonları salonun kapalı olduğunu öğrendim. Raketleri verirken kimsenin olmadığı üst katta kendi kendime nasıl oynayacağımı hiç düşünmüşler midir bilemiyorum. Kös kös geri dönmüştüm. Durumumuz bu. Nerede kaldı kitlelere yayılmak...
ozgur seker Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 merak ettim outdoor masalar nasıl oluyor? en azından ilçelerde vs. parklarda boş alanlara bir iki tane konulsa. hem ekstra bir kapalı alan derdi yok. hem de havanın güzel olduğu saatlerde raketiyle gelenler rahat rahat oynar. bu yaz memlekete gittiğimde içimden geçti. isim de veriyorum. muğla'nın ula ilçesinde oynayabileceğimiz tek masa bir cafe'deydi. masa çay bahçesindeki iki kare masanın yeşile boyanıp yanyana koyulmasıyla yapılmıştı. boyutları standartlardan bayağı küçüktü. ama oynayabildim ya kardeşimle o bana yeter.
ozgur seker Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Gönderim Zamanı: 12 Nisan, 2011 Aslına bakarsanız. Hiç bir yöneticinin aklına durup dururken aklına spor salonu(hele ki masa tenisi gibi ülkemizde popüler olmayan bir spor) yaptırmak, açmak gelmez. bunun için yöneticilerin yada yakınlarının yada yardımcılarının masa tenisi ile ilgili olması gerekiyor. Burada bana ve bize önemli işler düşüyor. iyi bir yerlere geldiğimizde masa tenisinin iyileşmesi adına da temaslarda bulunmamız gerekiyor. biraz öz eleştiri yapayım dedim.
Recommended Posts
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın
Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor
Hesap oluştur
Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.
Hesap OluşturGiriş yap
Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.
Giriş Yap