Jump to content
Masatenisi.org Forum

Saadettin

Üyeler
  • İçerik sayısı

    1551
  • Kayıt Tarihi

  • Son ziyaret

  • Kazandığı gün sayısı

    57

Saadettin kullanıcısının tüm içeriği

  1. Merhaba Kaiser, Maç konsantresi ile antreman konsantresi çok farklı şeyler. Hatta bazen duymuşsundur kimi insana maç adamı bile derler. Yani antremanını seyretsen o kadar güçlü görünmez ama maçta öyle bir konsantre olur ki, en iyi rakiplerle başabaş oynar yada yener. Bu aslında senin farkına varmadan kendi kendine yarattığın stresten kaynaklanır. Benim İzmir Buluşması ile ilgili yazımı okuduysan hatırlarsın orada da "yeni şampiyon olmuş bir takımın oyuncusu olarak İzmir'de konsantre yoğunluğu yaşamadan keyfime göre maçlar yapmak istedim" diye yazmıştım. Maça maçtan önce hazırlanmak lazım. Yani maça çıktığında değil maçtan önce rakibini biliyorsan motivasyonunu nasıl yapacağın konusunda yoğunlaştırman lazım. Bilmiyorsan eskiden beri ilk kural "ilk set hiçbir zaman önemli değildir ama set bitene kadar ama rakibini çözmelisin" cümlesidir. Ayrıca bu konsantrenin yanında tecrübe de çok önemli. Kimi insan o kadar çok maça çıkmıştır ki, senden daha rahat oynamasını öğrenmiştir. Zaten bunu zamanla sende kazanacaksın ama bunun için aslında devamlı değişik rakiplerle hiç durmamacasına maç yapman lazım. Tıpkı servis çalışmak gibi birşey. Ama ilk kuralı unutma kendi oyununun yanında rakibinin oyununu da çözerek bir sistem oturtman lazım. Bu arada sayıya oynamanda çok önemli tabii. Sadece sayıyı kafanda kurgulaman ve top herhangi birinize puan kazandırana kadar tek sayı için oyunu takip etmen gerekli. Bunun yanında sadece senin konsantre olman yetmeyebilir. Rakip iyise, standart hilelerede başvurabilirsin. Mesela ardarda birkaç sayı alırsa su iç, havlunu kullan, masadan az uzaklaşıp tekrar konsantre ol ve nerede sayı verdiğini düşün. (Eğer antrenörünüz var ise en çok hangi vuruş ve konumda sayı alıp verdiğini sana söyler ama tabii ki tecrübeli yada istatistik tutan bir antrenör olmasıl lazım) Aldığın sayılarda özellikle rakibinin güçlü olduğu tarafından sayı çıkardıysan sevincini hırslı göster. (Saygısızlık babında demiyorum ama rakibinde bu sırada kırılgan olacağından morali bozulacaktır. yararlan çünkü birkaç sayı daha gelir) Yani çok şey yazılır ama aslında bu kadar cümleye rağmen ben herkese konsantre için Boris Becker'i örnek veririm. Sayı verdiğinde bile hırsını kaybetmeyen ve kendini her sayı için motive eden birisi olduğundan almanların en ünlü tenisçisi olmuştur. Eğer imkanın olursa yada eskilerden yakalarsan onun maçlarını seyret. Konsantre için en iyi örnektir. Her sayı için tekrar motive olmak... Eski sayı ne olursa olsun yeni sayıya yoğunlaşman gerekiyor. Ve herşeyden önemlisi.... yukarıda yazdığım ama tek çözüm diyebileceğim... durmadan değişik insanlarla maç yap. Devamlı antreman arkadaşların varsa her maçını kolasına, yemeğine yada sinemasına yapman yani ortaya bir hedef koymakta konsantrasyon için bir tecrübe olur. Sevgiler
  2. Merhaba Doruk, Eğer robot alacak paran yoksa masanın karşı tarafına herhangi bir marangozla konuşarak 30-60 derece açılı ve hareketli bir sunta kestirtebilirsin. Yalnız suntanın üzeri topu sana düzgün atacak şekilde olmalı yada MDF olmalı. Belirli bir açıyla karşı tarafa koyarsan, karşında rakip varmış gibi her attığın top, önce masaya sonrada MDF'ye çarparak belirli bir açıyla sana geri gelecektir ama sadece düz oyun çalışabilirsin. Sevgiler
  3. Merhaba Arkadaşlar, Milli takımımızın resmi sponsorluğunu Tibhar yapıyor -du. Eğer hala değişmediyse çünkü milli takımın maçı bu sene oynanmadı.- Yasaka masaları maçlarda görebilirsiniz ama bunun sebebi milli takımı çalıştıran Sebahattin Sabrioğlu'nun Yasaka Distribütörü olması. Haliyle masalarıda o satıyor ve maçlarda onları görüyoruz. Sevgiler
  4. Merhaba Togay, O kadar emek verdiğin ve sitemizin tanıtımını yapan t-shirtlerimizi giymeyip ne giyseydik? O gün orada Ertan Abi, Ümit Abi, Ben, Kaieser, Tsu ve Nurdan hep aynı t-sihrlerle dolaştık. Hatta ne diyeyim yeni talepler bile oldu ama kalmarı dedik? (Kaldımı?) Fenerbahçe TV uzun süre çekim yaptı. Belki bugün yarın yine yayınlarlar. TV8'de çekim yaptı ama açıkçası hiçbir kanalı seyredemedim. Çünkü maçtaydık. Bugün finaller var inşallah güzel ve çekişmeli geçer... Sevgiler
  5. Merhaba Hebiloğlu, Öncelikle Catapult alacaksan tahtasını sert seçmen gerek. OFF tahtaların hepsi uyar. Sana tavsiyem Primo Powerfeeling yada Andrej Mazunov olur. Sapı kalın ve OFF tahta ikiside. Bende solak olduğum için bunlarla rahat edersin kanısındayım. Eğer istanbulda isen birebir görüşür ona göre başka xşeylerde önerebilirim. Mesela neden Catapult? Yazdıklarından topları tam kontrol edebilen birisi olmadığın sonucuna varırsak acaba OFF sana uygunmu bunu belirlememiz lazım... Sevgiler
  6. Uçuk rakamın ne olduğunu bilmiyorum ama ben İstanbul'da Sriver FX'i 22 Eurodan, Boll Forte Tahtayı 25 Eurodan ve Boll Spirit tahtayı 65 Eurodan bulabiliyorum. Roma'daki ve İzmir'deki fiyatları karşılaştırabilmen için sana yön çizer diye düşündüm. Ayrıca Almanya'daki sitelerden kargo masrafı ödemeden getirtebilirsin. Bu arada iki tarafa da FX yerine tek tarafına Sriver, Sriver EL yada Tackhiness de düşünebilirsin. Sevgiler
  7. Ertan Abi öncelikle geçmiş olsun. Umarım bir sorun yaşamazsın ve çabuk iyileşirsin. Bende Ümit Abi ile turnuva da olacağım. Artık turnuva da görüşürüz. Bu arada turnuvaya gelecek arkadaşlar + Kaisersoze, Nurdan ve Tsu , Salonda olur iseniz beni de bulun.Sanırım erken saatte maçta olacağım. Biraz sohbet ederiz. Turnuvaya katılan herkese şimdiden başarılar dilerim. Sevgiler ve Saygılar,
  8. Kadıköy merkezde yada postanenin orada sorarsan birileri mutlaka salonun yerini gösterir. Çünkü yürüyüş mesafesinde... Sevgiler
  9. Bundan sonra nerede ve hangi tarihte buluşuruz bilmiyorum ama eğer İstanbulda olur ise sizin için belirli organizasyonları yapabileceğim için daha çok mutlu olacağımı biliyorum. En azından çorba yapacaksak ya tuzunu atmayı yada karıştırmayı kimseye bırakmayacak birisi olduğumu anlamışsınızdır. Bakalım Herşeyi zaman gösterecek zaten. Bu kadar yazdığım şeyden sonra İzmirde üzüldüğüm tek birşeyin olduğunu da belirtmek istiyorum. Sanırım herkeste aynı kanıdadır. O kadar insan bir araya gelmemize rağmen hepimiz zaman kısıtlığı sebebiyle az sohbet etmek zorunda kaldık. Yani en azından sohbetlerin tadı damağımızda kaldı. Bence bir dahaki buluşmamızda sadece maç için değil; kültür turu olur, muhabbet turu olur böyle günleride hesaplayarak program yapalım. (Hani İstanbulda olmaz ise diye böyle yazdım. Bilenler bilmeyenlere öğretsin babında) Aslında yazmak istediğim daha çok şey var ama sanırım bu kadar kısa! yazdığım için bana zaten sinirlenmişsinizdir. O yüzden fazla uzatmayayım ve noktayı koyayım. Hepinizle tanıştığım için kendimi çok şanslı sayıyorum. Bizimle birlike orada olma şansı varken orada olamayan herkes içinde kaçırdıkları şeyler adına üzgünüm. (Bir dahaki sefere) Gerçekten sıcak bir ortamda paylaştığımız herşey, havanın sıcaklığından bile daha sıcak oldu ve bu sıcaklıktan sıkılan kimseyi de görmedim. Bu yüzden herşey adına hepinize şahsım olarak teşekkür ediyorum. Hepinize sevgiler ve saygılar, 5/5
  10. Pazar günü Pazar gününün iki kötü yanı oldu. Birincisi gene sıcaktı, ikincisi de katılımın birgün önceye göre çeşitli arkadaşların mazeretleri yüzünden gelememesi sebebiyle daha az olmasıydı. (Mazeret dilekçelirini bana gönderdiler) Bugüne çiftli maç müsabakaları hazırlamıştık ve İzmirde İzmiri bilmeyen hem yoldaş hemde arkadaş olan iki İstanbullu kurada da bu sefer ortak olmuşlardı. Yani ben ve Arsun. İlk kez yanyana oynamamıza rağmen çokta güzel maçlar yaptık. Hatta şampiyon olan Kaisersoze-Nurdan ikilisi bile bizden zarzor maçı 2-1 almışlardı. Yani gitgide ortak olmaya da alışmıştık ama araya büyük okyanus girdi! (Amerika da işler nasıl Arsun? Turnuvalara giderken bizim sitenin tanıtımını yapmayı unutma! Şimdiden sana başarılar dilerim. Geldiğinde inşallah görüşürüz.) Açıkçası ben günümü maçlardan ziyade sohbet etmeye çalışarak geçirdiğimden o gün kimlerle oynadım neler yaptım hatırlamıyorum. Tek hatırladığım güzel sohbetler oldu. Mesela Mehmet Abi ve oğlu Dinçer çok hoş insanlardı. Özgün, Nurdan, Kaisersoze, Freud, Mustafa, Toranomon, PingpongMan ve Tufan Beyde yapabildiğimce sohbet etmeye çalıştım. Çünkü son günümüzdü ve bir daha nereden baksan hemen hemen hepsiyle bir sene görüşemeyecektik. Herkesten imzalı bir resim almaya çalışırken zaten saatte ayrılık vaktine beş kalaya gelmişti. Günümüzü daha ne kadar uzatabiliriz diye düşünürken son bir yemek yemek için maç sonunda bizden ayrılması gereken bir grup dosta daha hoşçakal diyerek kalanlarımızla güzel bir yerde "karışık dostluklu, ayrılık acılı pide"lerden yaptırdık. Kısa süren ama uzun soluklu bir dostluğun başlangıcı olarak düşündüğüm bu buluşma sanırım hoşçakal nefeslerimizi verirken, yine görüşürüz nefeslerinin içimize derin derin çekildiği bir ayrılık oldu. 4/5
  11. Daha sonra maçlara geçtik. Açıkçası maçlar hakkında birşey yazasım gelmiyor. Çünkü o kadar güzel muhabbetler geçti ki maç içinde, sayılardan çok aradaki diyaloglar daha zevkliydi benim için. Zaten maç ciddiyetinde de hiç olmadım. (Ayıptır söylemesi daha 15 gün once şampiyon olmuş bir takımın oyuncusu olarak tekrar bir konsantre maç ortamına girmek istemedim ve eğlenebildiğim kadar eğleneyim dedim.) Aslında kimseninde maç ciddiyetinde olduğunu düşünmedim. Mesela şampiyon olan Tufan Yalçını seyretmek çok zevkliydi benim için. Direkt seyirciye oynuyordu. Bergamadan gelen Arno, Geno ve Çağdaş Üste zıpkın gibi çocuklar. Ellerinden tutulursa daha da iyi olacaklar. Ve hırs küpü bir Nurdan gördüm ki, inşallah Eskişehirdeki okulda da takıma girersin. (En azından orada olmaz ise mutlaka başka bir yerde gerçek bir takıma girersin. Sadece devam et) Arsun mükemmel bir arkadaş oldu benim için. Zaten kaldığım yere dönerken onun aracıyla döndüğümden arkadaştan önce yoldaş olmuştuk. (Allahtan yoldaşlığımı devam ettirip Amerikaya gitmedim.) Salonda bulunduğumuz süre boyunca benim için kötü giden iki şey vardı. Birincisi havanın aşırı sıcak olması, ikincisi de bu havada durmadan birileriyle maç yapıyor olmamdı. Yaşlı başlı bir adam olduğum için daha doğrusu o kadar sıcakta ardarda o kadar maç yaptığım için bunaldım. Hatta yapacağım daha birçok espriye bile engel oldu bu durum. Müsabaka aralarında sağolsunlar Togay ve kız arkadaşı bize Armut takviyesi yaparak ayakta tuttular. Gerçi ben birkaç maç kaybedince ruhum yerlerdeydi ama bedenim ayakta durabildiği için kimseye çaktırmadım. Günün en ilginç maçı Toranomon ile PingPongMan arasında oldu. Yani onca yazışmadan sonra turnuvada birbirleriyle eşleşmeleri bize keyifli bir maç izlettirdi. Re-Impact mi Violin mi çekişmesi aslında dostlukların zaferiyle sonuçlandı. Gecenin asıl galibi müthiş şovuyla ve Gergely tahtasıyla finalde Savaşı yenen Tufan Yalçın oldu. Kısacası açılışı çok güzel bir şekilde yapan Tufan Yalçın, kapanışı da muhteşem yapmış oldu. Maçlar bitince hemen hemen tamamımız topluca yemeğe gittik. Güzel bir deniz kenarında kendin pişir kendin ye tarzında bir yerde kendi sevgilerimizi kendimiz pişirip muhabbete ve dostluğa doyduk. Güzel bir günün devamını, güzel bir yemek, güzel bir içki ve Nurdanın elleriyle hazırladığı mangal sotelerle bitirmek yarın ki programımızda neler olacağı konusunda da sanırım hepimizi heyecanlandırmıştı. 3/5
  12. İlk akşam Arsun, Özgün, Nurdan, Kaisersoze, Sergent, Toranomon ve PingPongMan ile bir araya geldik. (Unuttuğum başka isimler varsa kusuruma bakmayın. Ancak o kadarını hatırlayabildim Yaşlı başlı adamız işte) Tanışma ve güzel bir sohbetin ardından hep beraber gecemize güzel bir yemeği de ekleyerek kaldığımız yerlere dağıldık. Ama belirtmeden geçemeyeceğin bir nokta daha ilk sohbetin sıcaklığından yarın yapılacak olan turnuvanında ne kadar güzel olacağı zaten belli olmuştu. (Bu arada bir dipnot: Aslında bu turnuvada emeği geçen arkadaşlara da yardımcı olmayı çok istemiştim ama İzmiri hiç bilmediğim için elimden birşey gelmiyordu. Fakat sohbet ederken anladım ki, sağolsunlar herşeyi son noktasına kadar çok iyi düşünmüşlerdi ve olası bir aksiliğe karşı bile önlem almışlardı. Hepsine tekrar teşekkür ederim.) Cumartesi sabahı erken kalkıp doğruca büyük bir heyecanla salona geçtim. Salon çok iyi seçilmişti. Yeni bir binada, yeni masalarda ve temiz bir tesiste maçlarımızı oynadık. İlk tanışma ve antrenmandan sonra açılış konuşması işi Tufan Yalçına kaldı. Gerçekten güzel bir konuşmanın ardından, yurtdışında bir turnuvaya katılan ve bu yüzden aramızda olamayan Ertan Beyin göndermiş olduğu yazıyıda bizimle paylaştı. Ardından da bize bir sürpriz yaparak hepimiz için hazırlamış olduğu katılım belgelerini tek tek kendimizi tanıtırken isim isim dağıttı. Yani şu anda elimizde böyle bir turnuvaya katıldığımıza dair yazılı bir belge de olmuş oldu. (bu belgeyide o günün anısına her zaman saklayacağım.) 2/5
  13. Öncelikle herkese tekrar MERHABA Arkadaşlar, Yazımı geç gönderiyorum çünkü tatildi, iş yoğunluğuydu derken kısa birşeyler yazacağıma düzgün ve rahat bir zamanda bu yazıyı yazmayı daha uygun gördüm. Sanırım bugün bunun için müsait... Öncelikle yapmış olduğumuz turnuvada birebir emeği geçen ve oraya kadar gelip dostluklarını paylaşan herkese teşekkür etmek isterim. Şöyle bir düşününce ne kadar hoş birşey paylaştığımızı sanırım zamanla daha iyi anlayacağız. Çünkü şimdiden sizleri özlemeye başladım. Belki askerlik yapmayanlar anlamayacak ama fotoğrafımıza bakınca aynı askerlik hatırası gibi görünen bir resme sahibiz. Bu sebeple ben ne zaman baksam hep aklıma askerlikteki gibi ya ne hoş zaman geçirdik, keşke tekrar bir araya gelsek diyeceğim. (Tabi Allah izin verirse devamını getirip böyle birkaç resme daha aynı cümleyi sarfetmek isterim.) Birçok farklı kültürden ve farklı yaştan dostlar sadece Masa Tenisi aşkı için bir araya gelip belirli bir sevgi yumağını paylaştılar. Hatta bazen masada top yerine bu duyguların atıldığını bile gördüm. Aradaki ilişkilerin tıpkı web sitemizdeki gibi belirli bir sevgi ve saygıyı da beraberinde getirdiğini görmek Ertan Beyin sayesinde kurulmuş olan bu sitenin nereye kadar uzanabileceğinin ve daha nereye kadar gitmek isteyeceğimizinde bir göstergesi oldu. (Bu okyanusun en parlak ışıklı fenerini diken Ertan Beye hepimiz adına tekrar teşekkür etmek isterim.) Neler yaptık Neler yaşadık İlk buluşmamız PingPongManın Cuma akşamı, bugün buradaysan saat 19.00da Alsancakta Sevinç Pastanesinde olacağız gelir misin? demesiyle gerçekleşti. Oraya gittiğimde açıkçası hangi masaya oturacağım konusunda hiçe tereddüt etmedim. Çünkü en kalabalık masa bizimdi ve İzmir'in karşı kıyılarından bile belli oluyordu. 1/5
  14. Harikasın Arsun ya... Kendi raket kılıfım için köşeli özel PVC kestirmiştim onu kullanıyorum ama bana lastiği nasıl koruyayım diyenlere asetat kullanın demek hiç aklıma gelmemişti. Haklısın valla Öyle koruyucu bantlara falan ekstra para vermenize gerek yok ASETAT KULLANIN. Yada yapabiliyorsanız benim gibi sap yeri oyuk PVC kestirtin... Herkese sevgiler ve saygılar
  15. Kadro böylelikle tamamlanmış oluyor herhalde. Assolistlerde programımıza katılımı yaptığına göre acaip seyirci çekeriz gibime geliyor. Acaba salona da İzmir'li arkadaşlar aracılığıyla afiş astırmasımıydık? Cumartesi sabahı hepinizle görüşmek büyük keyif olacak. Yalnız sizden ricam, birkaç arkadaş özellikle İzmirli birkaç arkadaş telefonlarını gönderirse çok memnun olacağım. Bende sadece bir kişinin telefonu var ve herhangi bir aksilik olsa sizlerle buluşmam zora girer. İzmir'i hiç bilmediğim için gören kör gibi ortada dolaşırım. Herkese şimdiden sevgiler... Görüşmek üzere
  16. Cumartesi sabahı İzmir'deyim. Bu arada Cuma gününden orada olacaklar telefonlarını bildirsin de akşam yemeğini birlikte yemeye çalışalım. Malumunuz ben İzmir'i hiç bilmem. Bu ilk gelişim olacağı için olmadık bir yerde karnımızı doyurmayalım. Sevgiler
  17. Bende genelde siyah yazarımda biraz etraf renklensin diye kırmızı yazıyorum. Hem böylelikle nerede kalmışım, kim bana cevap vermiş gibi konuları kolaylıkla bulabiliyorum. Yaşlı başlı adamız nede olsa ufacık yazıları rahat seçemiyorum dermişimmmm
  18. Merhaba Arsun, İlgin için teşekkürler. Bana bilgi verene kadar ulaşımla ilgili herhangi bir işlem yapmayacağım. Yani senin haberine göre yön çizeceğim. Bakarsın gerçekten birlikte gideriz. Zaten Fikriye (Yonca) ile de görüşmelere başladık. O da gelecek ama daha hangi yolla geleceği tam kesin değil... --------------------------------------------------------------------------------------- Bu arada Çağdaş.... Senin istediğin malzemeleri bu haftasonu halledeceğim. Hatta başka ilginç şeyler varmı diye de bakacağım. Merak etme aklımdasın ama bu haftasonu hava sıcak olunca kısa bir tatil yaptım ve onun için gidemedim... Herkese sevgiler...
  19. Çok iyi Arsun... Bak ben şu ucuza uçan uçak işini hiç düşünmemiştim... Eğer belirli bir fiyata ulaşabilirsen benimde haberim olsun belki birlikte atlar gideriz. Çünkü ben daha ulaşım için araştırma yapamadım. Yada hangi şirket ise ulaşabildiğin bir telefon var ise onu rica edeyim. :gulumse: Ama aklıma takılmışken bindiğimiz uçağı korsanlar falan kaçırmaya kalkmasın! İzmir diye dilini bilmediğimiz ülkelerden birine elimizde raketlerle gitmeyelim? Nede olsa onlarda bizim silahlarımız... Sevgiler
  20. Evet İstanbullulardan bir haber çıkmıyor herhalde! Ben otobüs biletimi alayım mı arkadaşlar yoksa yazdıklarımı okumaya devam edip son dakika mı karar vereceksiniz? Yani son dakika "hadi hep beraber gidelim" yapmazsınız umarım. Bu arada Çağdaş Bey size Stiga toplar için bir mesaj yazdım. Arıca bu sitede yazdıklarımızı okuyupta elinde kullanmadığı malzemeler olanın malzemeleriniİstanbul'dan İzmir'e götürebilirim. Çağdaş şimdiden 2.el lastiklerin peşine düşmüş bile
  21. İstanbul'dan İzmir'e gidecek Arkadaşlar, Ulaşımı nasıl yapmayı planlıyorsunuz? Kendi araçlarınızla mı geleceksiniz yoksa toplu taşıma araçlarından birini mi kullanacaksınız? İstanbul'dan 4 kişi olduğumuza göre eğer kendi aracımla gideceğim diyen birisi var ise benzine ortak olurum. İstanbul'dan katılacak diger arkadaşlar ne düşünür? Birbirimizle iletişime geçer ve aynı araçla yola çıkarsak yada olmadı aynı otobüsle seyahat edersek grup olarak Masa Tenisi şarkıları söyleriz. Sevgiler
  22. Orada buluşmamızda sorun olacağını sanmıyorum ve bu sebeple şu anda sorun yok. Önerebileceğim tek şey ise, en azından herkesin İzmirli olan ve bizimle tanışmak isteyen arkadaşların telefonuna ulaşmaları. Çünkü ben iş için gittiğimden bir hafta orada olacağım ama İzmir'i de hiç bilmem. Yani şu anda şuradayım dediğimde beni yanınıza yönlendirebilecek yada hangi istikamete devam etmem gerektiğini söyleyecek birisi lazım. (Gerçi yanımda rehberim olacak ama onu da her yere taşımak istemem. Garibim daha üniversite öğrencisi) Son haftalara doğru zaten herşey netleşecektir. Telefonlarımızı da alırız. Hatta ben direkt şimdiden numaramı vereyim. 0532 792 09 55. :gulumse: Bu arada İstanbul'dan geldiğim için malumunuz herhangi bir malzemeye ihtiyacı olan arkadaş ver ise buradan tedarik edip getirebilirim. Kargo ücretide ödememiş olursunuz.
  23. Bir aksilik olmaz ise Cuma günü orada olurum ama o gün muhabbetinize iştirak edebilirmiyim bilmiyorum. Malumunuz İstanbul'dan geleceğim ve yol yorgunu olacağım. Belki ilk gün dinlenmem daha iyi olacak. Bu kadar yazışıyorsunuz ama tanışma günü kim kime nasıl ulaşacak bunlarında hazırlığını yapsanız iyi olacak. Herkes birbirine cep telefonları aracılığıyla mı ulaşacak yoksa "şu gün, şurada, şu saatte" gibi bir beklentiyle mi gideceğiz?
  24. Merhaba Arkadaşlar, Kaç gündür bi İzmir'dir tutturmuşsunuz gidiyor. Yani dayanamayıp beni de cezbettirdiniz. Büyük bir olasılıkla 7-8 Ağustos'ta bende orada olacağım. Herkes hız tutkunu olduğu için yanımda bayağı hızlı arabalar getireceğim. Sizdeki Violin'in ve Re-Impact'in, Sardius'un yanında sadece Rüzgar Gülü olacağı inancını taşıyorum. : Şaka bir yana sizlerle tanışabilmek için İstanbul'dan geleceğim. Umarım sitemizdeki gibi güzel bir dostluk yaşarız. Oraya gelirsem otelde kalmayacağım çünkü bir arkadaşımın evi var. Büyük bir olasılıkla sizlerle salonda buluşurum. Gelişim çok kesin olmasa da %80 kesin gibi görünüyor. Oyun sıram kaybolmasın diye sıra numarası almak için bildireyim dedim. Kısacası listeye + olarak beni de dahil edebilirsiniz... Herkese sevgiler ve saygılar... :gulumse:
  25. Ertan Bey dediklerinde haklı. Belki linklediği sitelere girmende fayda var. Öncelikle ne tip spin yaptığını ve gelen toplara karşı nasıl önlem aldığını bilmende fayda var. Eğer ağresif spin yapar briysen yine de Bryce derim. Ama yumuşak açıyorsan ve karşılık veriyorsan daha kontrollü lastikler ön plana çıkar ki, Ertan Bey'in yazmış olduğu lastikler geçerli olduğu gibi her türlü yumuşak ve top tutan lastiği kullanabilirsin. Ama öncelikle "kendi stilim ne ve gelen toplara nasıl tepki veriyorum?" diye kendini sorgulaman gerekecek. Sevgiler
×
×
  • Yeni Oluştur...