Enduro Oluşturma zamanı: 26 Aralık, 2009 Oluşturma zamanı: 26 Aralık, 2009 Dün gece kaçan uykum nedeni ile yatakta dönüp dururken aklıma küçük bir hikaye geldi. Bu gün ise dilim döndüğünce yazıya dökmeye çalıştım. Oyunum gibi çok amatörce olduğu belli. Yine de hoşuna giden birileri olur belki diyerek paylaşmak istedim. Selamlar...Hinoki
lobianco Gönderim Zamanı: 26 Aralık, 2009 Gönderim Zamanı: 26 Aralık, 2009 Elbette raket tahtası için ağaç kesiliyor. Ancak bu durum kullandığımız masa, kağıt, mobilya dahil birçok şey için geçerli. Bir fidan dikebiliriz her aldığmız tahta için. Elinize sağlık.
RosieSmith Gönderim Zamanı: 27 Aralık, 2009 Gönderim Zamanı: 27 Aralık, 2009 Sonuna kadar pür dikkat bir şekilde okudum.. Gerçekten çok güzel olmuş elinize sağlık olsun.. Keşke herkes yaşadığı dünyanın kıymetini bilse de , ne dünyada ki güzellikler zarar görse ne de insanoğlu ileride geçmişe baktığında pişmanlık duysa..
ongun Gönderim Zamanı: 27 Aralık, 2009 Gönderim Zamanı: 27 Aralık, 2009 İnsanoğlu neyin doğru neyin yanlış olduğunu en başından beri biliyordu. Doğaya saygı duymak gerektiğini, doğa ile uyum içinde yaşamak gerektiğini biliyordu. Ama hırsının kurbanı olup doğanın sahibi olmaya kalktı. Ne olacak ki dedi, gözünü kulağını kapayıp yaptığını yapmaya devam etti. Şimdi yumurta kapıya dayanınca panik halinde "Amanın Doğa elden gidiyor!" diye koşturmaya başladı. Ama çok geç artık. Tren kaçtı. Doğanın dengesi fena halde bozuldu. Bundan sonra doğaya yaptıklarımızın ceremesini çekeceğiz, kaçış yok. Tüm insanlık, aynı anda, bütün o ürettiği manyetik alanlarından, kimyasallarından, çöplerinden vazgeçerek, orman yıkımlarına, hayvan katline son vererek, doğaya ilişmeden çok daha ilkel bir yaşam sürmeye başlasa bile, doğanın yaralarını onarıp, tekrar eski dengesine kavuşması asırlar sürecek. Ki insanoğlu bunu asla yapamaz. Rahatından vazgeçemez. Uzayın derinliklerinde yeni bir yuva keşfedip de, uygarlığımızı! oraya taşıyarak Dünya'yı rahat bırakırsak eğer, Doğa için bir umut var. Yoksa Dünya'yı Venüs'e çevireceğiz.
RosieSmith Gönderim Zamanı: 27 Aralık, 2009 Gönderim Zamanı: 27 Aralık, 2009 İnsanoğlu neyin doğru neyin yanlış olduğunu en başından beri biliyordu. Doğaya saygı duymak gerektiğini, doğa ile uyum içinde yaşamak gerektiğini biliyordu. Ama hırsının kurbanı olup doğanın sahibi olmaya kalktı. Ne olacak ki dedi, gözünü kulağını kapayıp yaptığını yapmaya devam etti. Şimdi yumurta kapıya dayanınca panik halinde "Amanın Doğa elden gidiyor!" diye koşturmaya başladı. Ama çok geç artık. Tren kaçtı. Doğanın dengesi fena halde bozuldu. Bundan sonra doğaya yaptıklarımızın ceremesini çekeceğiz, kaçış yok. Tüm insanlık, aynı anda, bütün o ürettiği manyetik alanlarından, kimyasallarından, çöplerinden vazgeçerek, orman yıkımlarına, hayvan katline son vererek, doğaya ilişmeden çok daha ilkel bir yaşam sürmeye başlasa bile, doğanın yaralarını onarıp, tekrar eski dengesine kavuşması asırlar sürecek. Ki insanoğlu bunu asla yapamaz. Rahatından vazgeçemez. Uzayın derinliklerinde yeni bir yuva keşfedip de, uygarlığımızı! oraya taşıyarak Dünya'yı rahat bırakırsak eğer, Doğa için bir umut var. Yoksa Dünya'yı Venüs'e çevireceğiz. Dünya'da kaç kişi gerçekten böyle düşünüyor acaba.. Gerçek dünya giderek ütopyalaşmaya başlıyor insanoğlu için.. :gulumse:
Enduro Gönderim Zamanı: 28 Aralık, 2009 Yazar Gönderim Zamanı: 28 Aralık, 2009 Elbette raket tahtası için ağaç kesiliyor. Ancak bu durum kullandığımız masa, kağıt, mobilya dahil birçok şey için geçerli. Bir fidan dikebiliriz her aldığmız tahta için. Elinize sağlık. Ben bu hikayeyi okuduğumda Ali'nin ormanda bulduğu huzuru, kendisini içinde yaşadığı doğanın bir parçası olarak görmesini, tatil dönüşünün daha ilk gününde ise insan olduğunun yani ait olduğunu sandığı doğanın bir parçası olamadığının/olamayacağının farkına varması ile yaşadığı hüznün anlatıldığını düşünürdüm. Bu hikayeyi, raket tahtası için ağaç kesilmesini eleştiren bir yazı olarak değerlendirmezdim. Bir hikayenin okuyanı üzerinde farklı düşenceler bırakması gayet doğal tabiki. Yorumunuz için teşekkürler.
Recommended Posts
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın
Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor
Hesap oluştur
Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.
Hesap OluşturGiriş yap
Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.
Giriş Yap